|
Birden çok gerçek anlamı olan bir sözü herkesçe bilinen ( yakın ) anlamında değil de uzak anlamını kastederek kullanmaya denir.
Tevriyeli kullanılan sözlerin iki anlamı da gerçek anlamdır. Tevriyede mecaz yoktur; tevriye bu yönüyle kinayeden ayrılır.
ÖRNEKLER
* "Bu kadar letafet çünkü sende var Beyaz gerdanında bir de ben gerek"
İkinci dizede "ben" tevriyeli kullanılmıştır. Yakın anlamı,vücuttaki siyah kabartı; uzak anlamı ise, I. Tekil kişi.
* "Âvâzeyi bu âleme Dâvud gibi sal Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş"
Şair, "Bâkî" sözünü tevriyeli kullanmıştır. Yakın anlamı,şairin adı; uzak anlamı ise,edebî, sonsuz.
* "Gül gülse dâim ağlasa bülbül aceb değül Zira kimine ağla demişler, kimine gül "
Yakın anlamı,gülme eylemi; uzak (amaçlanan) anlamı gül çiçeği.
* "Bir delikanlı haramîdir deyü afv ettiler Asmadan kurtuldu ammâ çok sıkılmıştır şarâb "
Asma, söylenen anlamıyla asmak eylemi; amaçlanan anlamıyla da üzümdür.
* "Koyup kaldırmada ikide birde Kazan devrildi, söndürdü ocağı"
ocak,ateş yakılan yer; Yeniçeri Ocağı
* "Bana Tâhir Efendi kelp demiş İltifatı bu sözde zâhirdir Mâlikî mezhebim benim zirâ İtikatımca kelp tâhirdir.
tâhir, söylenen anlamı temiz demektir; amaçlanan anlamı ise Tâhir Efendi'dir.
* "Bâkî çemende hayli perîşan imiş varak Benzer ki bir şikâyeti var rûzgârdan
"rüzgâr" sözcüğü hem yel hem de zaman anlamıyla tevriyeli kullanıl- mıştır.
|