EdebiKalem ilk sayfa
EdebiKalem ilk sayfa
Buradasiniz : İlk Sayfa Türkçe Ders Notları Tamlamalar
Tamlamalar Yazdır E-posta

1. İSİM TAMLAMALARI

a. Belirtili İsim Tamlaması
b. Belirtisiz İsim Tamlaması
c. Takısız isim tamlaması
d. Zincirleme isim tamlaması
e. Karma tamlama

Tanımı:

   Aralarında anlamca ilgili bulunan ya da sonradan ilgi kurulan, birinin diğerini iyelik yönünden bütünlediği iki isimden oluşan kelime gruplarına isim tamlaması denir.

Özellikleri:

   İsim tamlamalarında birinci kelimeye tamlayan; ikincisine de tamlanan denir. Tamlayan, tamlananın anlamını bütünler. Tamlayan başta gelir, tamlanan sonda (şiirde yer değiştirebilir). Bu, “Türkçede yardımcı unsur başta; asıl unsur sonda bulunur” kuralına göre açıklanabilir. Asıl unsur tamlanandır. Ama vurgu tamlayandadır. Çünkü tamlayan sonradan eklenerek tamlananın anlamını bütünlemektedir.

“kenar” dendiğinde ne kenarı, neyin kenarı olduğu anlaşılmamaktadır. “deniz kenarı” diyerek “kenar”ın “deniz”e ait olduğunu belirtmiş oluruz. Bu durumda “deniz” vurgulu söylenir.

İnsanlar-ın vefasızlığ-ı           vefasızlık, insanlara ait
Yalancı-n-ın mum-u               bu mum, yalancıya ait
Köprü üst-ü                            bu üst (kısım), köprüye ait
Masa örtü-s-ü                        bu örtü, hem masaya ait, hem de masa üzerine sermek için kullanılır
Kumaş boya-s-ı                      bu boya, kumaş için kullanılır
Tahta fırça-s-ı                        bu fırça, tahta temizlemek içindir
Sabrın acı meyvesi                 bu acı meyve sabra ait, sabrın eseri.

Erik ağaçlarının pembe, beyaz çiçekleri
Bu pembe ve beyaz çiçekler erik ağaçlarına ait.

-İsim tamlamasına özgü iki tane ek vardır:

Tamlayan eki ya da ilgi hâl eki: -(n)İn
Tamlanan eki, daha doğrusu iyelik ekleri: -(s/y)İ

Tamlayan, ek alsa da almasa da ilgi hâlindedir. Tamlayan zamir ise ilgi hâl ekini alır; isimse alır veya almaz. Tamlanan ise daima iyelik eki alır.

Tamlayan eki, isimleri isimlere bağlayarak tamlama kurmaya yarar.

Kitab-ın yaprağı yırtılmış.
Yalancı-n-ın mumu...
Gözlüğ-ün camı...

İyelik ekleri, isimlerin ve isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların sahiplerini, ait oldukları kişileri belirten eklerdir. Tamlayansız kullanıldıkları zaman bu eklere iyelik zamirleri de denir.

kitab-ım, kitab-ın, kitab-ı, kitab-ımız, kitab-ınız, kitap-ları
masa-m, masa-n, masa-s-ı, masa-mız, masa-nız masa-ları
su-y-um, su-y-un, su-y-u, su-y-umuz, su-y-unuz, su-ları
ne-y-im, ne-y-in, ne-y-i/ne-s-i, ne-y-imiz, ne-y-iniz, ne-leri

İyelik ekleri isim tamlamasında tamlanana gelir:

Kapının kol-u,
işin baş-ı,
hayvan sevgi-s-i

Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı...
Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı...

Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir.

-İsim tamlamaları cümlede isim gibi kullanılır, isme getirilen ekleri alabilir, ismin aldığı görevleri yüklenebilirler: Cümle ve kelime grupları içinde isim, sıfat, zarf olarak kullanılırlar.

İsim, özne:                  Grubun lideri, arkadaşları adına bir konuşma yaptı.
İsim, yüklem:              Beni üzen unutulmak değil dostlarımın vefasızlığıdır.
İsim, d.lı tüml.:           Bu çiçekleri pencerenin önüne götür, lütfen.
İsim, nesne:                Bu müzik sesi baş ağrılarımı bir anda dindirdi.
Sıfat                            Fatih’in geçtiği kapı
Sıfat                            El yayması eserler
Zarf                            Bütün aile pazar günleri bir araya gelirdi.

-Tamlayan, tamlanan veya her ikisi birden kelime grubu olabilir.

Aşkın / şeref diyarı
Hısım akrabanın / sözleri
Gurbet duygusunun / hem kaynağı hem de sembolü
Göğün ve denizin / gözleri ve ruhu alabildiğine çeken mavilikleri

-Birden fazla tamlayan ve tamlanan bulunabilir.

Evin / kapısı, penceresi
Göğün, ovanın / rengi
Savaşın, kızıl ve korkunç facianın / nasıl olduğu
Yirmi senenin / yazları, kışları, fırtınaları, güneşleri

-Tamlayan cümle hâlinde de olabilir:

“Ben başaramam” sözünü bir tarafa bırak.
Ortalık bir anda “isteriz” nidalarıyla inledi.

Not: Günümüzde bu tür tamlamalar, tamlanansız kullanılmaktadır ki bu, yanlış bir tutumdur.

“Ben başaramam”ı bir tarafa bırak.
Ortalık bir anda “isteriz”lerle inledi.
Herkes birbirine “şimdi ne yapacağız”ı soruyordu.

-Belirtili isim tamlamasında vurgu her iki unsurda da eşittir, ama belirtisiz isim tamlamasında tamlayan vurguludur.

Vapurun düdüğü
Vapur düdüğü

İyelik ekleri takısız isim tamlaması ve bazı istisnalar hariç bütün isim tamlamalarında tamlananda bulunur. Ama bir kısmında tamlayan eki (ilgi eki) bulunmaz. İşte, tamlayanın ilgi eki alıp almamasına göre isim tamlamaları ikiye ayrılır:

A) BELİRTİLİ İSİM TAMLAMASI:
 
   Tamlayanı ilgi eki; tamlananı da iyelik eki almış isim tamlamasıdır. Tamlayan tamlananın kime ya da neye ait olduğunu kesin olarak bildirir. Tamlayanda veya tamlananda belirsizlik yoktur. Yani belirli bir şey yine belirli bir şeye aittir. Ama bu aitlik geçicidir. Yani aynı tamlanan başka isimlerle de tamlanabilir.

“Sınıfın kapısı” dediğimizde nerenin kapısı, hangi kapı olduğu kesin olarak bilinmektedir. Ama “sınıf kapısı” tamlamasında nerenin, neyin kapısı, hangi kapı olduğu kesin olarak bilinmemektedir.

Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,

Baka kalırım giden geminin ardından.

Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul'u dinliyorum.

Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine
Uzanmışım, kalmışım yaylının şiltesine,

Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı
Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı

-Belirtili isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan arasına kelime(ler) girebilir. Bunların bir kısmı karma tamlama olarak bilinir:

oğlumun yıllar önce alınan kazağı.
Çocuğun minik elleri
Şehrin günlerdir akmayan suları
İhtiyarın bir kış gecesi ölümü
Üsküdar’ın dost ışıkları
Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin.
Arkadaşımın bitmek bilmeyen aile sorunları beni üzüyor.
Serinliğini hissettin mi rüzgârın?

-Belirtili isim tamlamasında, tamlayanla tamlanan şiir ve konuşma dillerinde yer değiştirebilir:

Cevabı yok geçmişime yönelttiğim sorularımın.
Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin.
Serinliğini hissettin mi rüzgârın?
Su mudur sadece derdi milletin?
Sırtına Sakarya’nın Türk tarihi vurulur.
Karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Kimse duymaz çilesini tütmeyen ocakların.
Bıraktım ardını yıllarca koştuğum hevesin.
Tahsilin ticarette yeri yok.

-Tamlanan sıfat-fiil veya sıfat-fiil grubu da olabilir. Tabi bu isim tamlamaları ya isim olarak kullanılacaklardır ya da bir simin sıfatı olarak.

Bingöl çobanlarının / koyun otlatırken çaldıkları
            Tyn.                            Tnn.
Asabî bir ağırlığın / göğsümden yükseldiği   (an)
            Tyn.                            Tnn.
Çılgın fırtınaların / döve döve yosunlattığı (kayalar)
            Tyn.                            Tnn.
Parçaların  /  hızla kayarak etrafa yayıldığı(nı)
            Tyn.                            Tnn.

Buradan şu sonucu çıkarabiliriz: İlgi eki almış olan bütün kelimeler ve kelime grupları tamlayan, iyelik eki almış bütün kelimeler ve kelime grupları da tamlanandır.

-Tamlayan ya da tamlanan söylenmemiş olabilir.

­Genellikle tamlayanı zamir olan tamlamaların tamlayanı düşer. Bu yüzden iki isimden de zincirleme tamlama oluşabilir:

Konuşması herkesi rahatsız edersi.
Yürüyüşünde de bir asalet vardı.
Kalemimin ucu bitti.              Benim kalemimin ucu:

­Karşılıklı konuşmalarda tamlayan da tamlanan da düşebilir:

Şu gelen kimin kızı?
Hüseyin’in (kızı)

Bu bey Ali’nin nesi?
(Ali’nin) Amcası.

­Tamlanan tekrardan kaçınmak için söylenmeyebilir.

Bu ev bir zamanlar bizim(evimiz)di.

-Bazen tamlayan bir şeyin değil de bir niteliğin kime ait olduğunu bildiriyor olabilir:

öğrencinin çalışkanı,
sporcunun zekî, çevik ve ahlâklı olanı...

-Senli benli konuşmalarda “koca, karı, oğul” gibi kelimeler ve iyelik ekleri düşebilir:

Emine’nin oğlu Duran›Emine’nin Duran.
Asımoğulları’nın Ali(si)
Bizim evimiz›bizim ev

“-den” eki tamlayan ekinin yerini tutabilir:

öğrencilerin bazıları›öğrencilerden bazıları
onların biri›onlardan biri

-Tamlayan ekinin ikiden fazla tekrarı anlatım bozukluğuna yol açar.

Masanın ikinci çekmecesinin kulpunun koptuğunu biliyorum.
Pencerenin kenarının tamirinin yapılması gerekli.

B)BELİRTİSİZ İSİM TAMLAMASI:

   Tamlayanın ek almadığı, tamlananın da belirtili isim tamlamasında olduğu gibi iyelik eki aldığı isim tamlamasıdır.

Tamlayan ek (ilgi eki) almadığı için, yani tamlananın kime ya da neye ait olduğu tam olarak bilinmediği için belirtisiz denmiştir. Ama tamlanan ile tamlayan arasındaki ilişki daimidir.

“Sınıfın kapısı” dediğimizde nerenin kapısı, hangi kapı olduğu kesin olarak bilinmektedir. Ama “sınıf kapısı” tamlamasında nerenin, neyin kapısı, hangi kapı olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Herhangi bir kapı var elimizde; bu kapının hangi sınıfa ait olduğunu bilemiyoruz; bilinen tek şey bu kapının genel anlamda sınıfla ilgili olduğudur. Kapı herhangi bir kapıdır; sınıf da herhangi bir sınıf... Yani bir genelleme söz konusudur.

Çoban çeşmesi, hayal iklimleri, ahududu şerbeti...

-Belirtisiz isim tamlamasında tamlayan ile tamlanan arasına kelime girmez. Aşağıdaki gibi kurulan tamlamalar yanlıştır.

Konya eski milletvekili, Millî Eğitim eski Bakanı...

-Tamlayan ile tamlanan yer değiştirmez.

-Belirtisiz isim tamlamasında tamlayanın çeşitli görevleri vardır:

­Tamlananın türünü, kime ya da neye özgü olduğunu bildirir:
misafir odası, kömür sobası, ev terliği, çiçek saksısı, masa örtüsü...
otobüs bileti, coğrafya kitabı, kadın çorabı...

­Tamlananın neden yapıldığını belirtir:
kök boyası, biber dolması, gül kurusu, pirinç pilâvı, peynir tatlısı...

­Tamlananın çıktığı, yetiştiği, ait olduğu yeri belirtir:
Bursa şeftalisi, Amasya elması, İzmir üzümü, Bağdat hurması, yer elması, ağaç mantarı, su yılanı, dağ keçisi...
Sokak çocuğu...

­Tamlananın neye benzediğini belirtir:
dil peyniri, parmak üzümü, dil balığı...

­Tamlananın mesleğini ve görevini belirtir:
kayıt memuru, temizlik işçisi, fizik öğretmeni, ev kadını, okul müdürü, daire başkanı...

­Tamlananın nedenini belirtir:
sel felâketi, deprem yıkıntısı, kaza kurbanı...

­Tamlananın zamanını bildirir:
yaz yağmuru, sabah kahvaltısı...

­Tamlananın yapıldığı aracı bildirir:
telefon görüşmesi, çöp kebabı...

-Belirtisiz isim tamlaması şeklinde özel yer adları vardır:

Konya Ovası, Topkapı Garajı, Taksim Meydanı, Boğaziçi Köprüsü, Çanakkale Köprüsü, Ankara Kalesi...

­Birinci unsuru özel isim olan tamlamalar, şekil bakımından belirtisiz oldukları hâlde, anlam bakımından belirtili isim tamlaması özelliği taşır.

“İstanbul şehri, Türk Dili, Tuz Gölü”

­Birinci unsuru cümle olan tamlamalar da anlam bakımından belirtili sayılırlar.

“Ben başaramam” sözünü bir tarafa bırak.
Ortalık bir anda “isteriz” nidalarıyla inledi.
Kiralıktır levhası
Birleşme aşkın mezarıdır iftirası

Not: Günümüzde bu tür tamlamalar, tamlanansız kullanılmaktadır ki bu, yanlış bir tutumdur.

“Ben başaramam”ı bir tarafa bırak.
Ortalık bir anda “isteriz”lerle inledi.
Herkes birbirine “şimdi ne yapacağız”ı soruyordu.

-Kimi belirtisiz isim tamlamaları bitişik yazılır:
hanımeli, yüzbaşı, aslanağzı, yavruağzı...

-Bazılarında da tamlayan çoğul eki alabilir:
öğretmenler odası, erkekler hamamı, kadınlar hamamı, karılar koğuşu...

-Bazı belirtisiz isim tamlamaları belirtili yapılabilirken bazıları yapılamaz.

Kapı kolu                   ›        kapının kolu                           olur
Telefon görüşmesi      ›        telefonun görüşmesi               olmaz
Yaz yağmuru              ›        yazın yağmuru                        olabilir
Çöp kebabı                 ›        çöpün kebabı                          olmaz
Misafir odası              ›        misafirin odası                       olmaz

-Belirtisiz bir isim tamlaması, belirtili isim tamlamasında tamlanan olarak görev yaptığında, kendi iyelik ekini değil, ana tamlamanın iyelik ekini taşır.

Çamaşır makinesi      ›        benim çamaşır makinem
Şiir dünyası               ›        onun şiir dünyası

-Bazı belirtisiz isim tamlamaları, iyelik eki olmadan kullanılır. Bu durum Türkçeye aykırıdır:

Şiş kebap(kebabı), Gönül Sokak(Sokağı), kestane kebap(kebabı), Çiçek Otel(Oteli)...

İsim tamlamalarını, tamlayanın ilgi eki alıp almamasına göre belirtili ve belirtisiz olmak üzere ikiye ayırmıştık. Bunların dışında üç isim tamlaması çeşidinden daha bahsedilebilir:

Takısız isim tamlaması
Zincirleme isim tamlaması
Karma tamlama

TAKISIZ İSİM TAMLAMASI

   Tamlananın da tamlayanın da ek almadığı isim tamlamalarıdır.

Takısız isim tamlamasında tamlayanın görevi, tamlananın neden yapıldığını (aslını, ham maddesini,ne cins maddeden yapıldığını) belirtmektir:

Çelik kasa, cam kavanoz, kâğıt mendil, taş duvar, bakır tepsi, naylon torba, tahta köprü, altın bilezik...

Not: Tamlayan tamlananın neye benzediğini belirtiyorsa sıfat tamlamasıdır.

Badem göz, sırma saç, aslan çocuk, kurt adam, ölü deniz, altın başaklar...!
ipek gömlek:   takısız isim tamlaması
ipek saçlar:     sıfat tamlaması
altın yüzük:     takısız isim tamlaması
altın kalp:       sıfat tamlaması
ölü deniz:        sıfat tamlaması
ölü hayvan:    sıfat tamlaması

ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI

   Başlı başına bir isim tamlaması çeşidi değildir.

   Bu tür isim tamlamalarının tek özelliği, bazen tamlayanın, bazen tamlananın, bazen de her ikisinin birden herhangi bir isim tamlaması olmasıdır. Yani ikiden fazla isimden oluşmasıdır. Bu durum bu kelime grubunun belirtili veya belirtisiz bir isim tamlaması olma özelliğini değiştirmez.

   Zincirleme denmesinin sebebi de, önceden oluşturulmuş olan bir isim tamlamasına yeni bir unsur (tamlayan ya da tamlanan) daha ekleniyor olması veya iki isim tamlamasının birleştirilmesidir:

[çocuk + (sırt + çanta)] = çocuğun sırt çantası
[(su + ses) + nağme] = su sesinin nağmesi
[(şehir + hava) + kirlilik] = şehrin havasının kirliliği
[(hava + tahmin) + rapor] = hava tahmin raporu
[dünya + (kadınlar + gün)] = Dünya kadınlar günü
[(çelik + tencere) + marka] = çelik tencere markası 
[(çocuk + edebiyat) + dizi] = çocuk edebiyatı dizisi
[(Ali + kardeşi) + (günlük + harçlık)] = Ali’nin kardeşinin günlük harçlığı

KARMA TAMLAMA

   Özelliği şudur: Bir isim tamlamasının tamlayanının, tamlananının veya her ikisinin birden bir sıfat tarafından nitelenmesi ya da belirtilmesi. Başka bir deyişle, tamlayan, tamlanan ya da her ikisi birden sıfat tamlamasıdır:

Issız sokakların hüznü
Buraların eski hâli
Yorgun köylülerin nasırlı elleri

2.SIFAT TAMLAMALARI

Tanım:

   Bir veya daha fazla sıfatın bir (veya daha fazla) ismi sayı, renk, biçim, hareket, durum, sayı ve yer bakımından nitelediği veya belirttiği kelime gruplarına sıfat tamlaması denir.

Sıfat Tamlamalarının Özellikleri:

   Sıfat tamlamalarında birinci kelimeye tamlayan; ikincisine de tamlanan denir. Tamlayan, tamlananın anlamını bütünler. Tamlayan, yani sıfat yardımcı unsurdur; tamlanan, yani isim de asıl unsurdur. Tamlayan başta gelir, tamlanan sonda. Bu “Türkçede yardımcı unsur başta; asıl unsur sonda bulunur” kuralına göre açıklanabilir. Grubun vurgusu tamlayandadır.

   İsim tamlamasında olduğu gibi sıfat tamlamasında da tamlananla tamlayanın nereden ayrılacağı iyice kavranmalı, anlam her zaman ön plânda tutulmalıdır.

Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir / sağlık ocağı
Tek / çocuk
yanaklarımı pembeleştiren / makaslar
uçuşan / pamukçuklar
Kavakları silkeleyen / rüzgâr
Koca / bahçe
Tasasız / gözler
Güzel / çerçeveler
Kocaman / bir / masası ve koltuğu
Başka / bir / boyut

   Sıfatla isim eksiz birleşir. Yani tamlama eki yoktur.

Kırık kalp, serin serviler...

Bütün sıfatlarla sıfat tamlaması yapılabilir:
 
­Niteleme Sıfatlarıyla

Kocaman / bir masası ve koltuğu
Koca / bahçe, tasasız / gözler, güzel / çerçeveler
Mavi deniz, tatlı su, yakın arkadaş, çalışkan öğrenci, yuvarlak masa, akciğer, Akdeniz, karabiber, başbakan, başhekim...

­İşaret sıfatlarıyla

Bu soruyu kim cevaplayacak?
Kitabı şu genç almıştı.
O eşyaları nereye götürüyorsun?
Öteki sorulara geçiniz.
Beriki masaları da taşıdık.

­Asıl sayı sıfatlarıyla

Her gün iki saat ders çalışır, bir saat de kitap okurum.
Bir ağaç bile bırakmamışlar; kesmişler.
Yüz yıl öncesine geri döndük.
Türkiye nüfusunun yetmiş milyon olduğu söyleniyor.
Beş milyon ton patates

­Sayıyla değil de diğer birimlerle ölçülen nesneler için

10 cm ip, 2 m kumaş, 100 ton kömür, 3 kg şeker...

­Sıra sayı sıfatlarıyla

77. yıl, 11’inci bölük, birinci gün, ikinci gelişimiz,

­Kesir sayı sıfatlarıyla

Yüzde bir ihtimal, yarım ekmek, çeyrek (dörtte bir) ekmek...

­Üleştirme sayı sıfatlarıyla

İkişer elma, yedişer kişi, ellişer milyon, birer gün arayla,

­Belgisiz sıfatlarla

kimi insanlar, bir yaz günü, her soru, birtakım insanlar, birkaç kişi, tüm insanlar, bütün varlıklar...

­Soru sıfatlarıyla

Nasıl kitaplardan hoşlanırsın?
Kaç gün sonra geleceksin?
Eve giderken hangi otobüse bineceğiz?
Kaçıncı sınıfta okuyor?
Ne gün geleceğini söyledi mi?
Kaçar kişilik gruplar hâlinde gideceğiz?
Kaçta kaç  hisse istersin?

­Sıfat-fiillerle veya sıfat-fiil gruplarıyla

Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir sağlık ocağı
yanaklarımı pembeleştiren / makaslar
Kavakları silkeleyen / rüzgâr
uçuşan / pamukçuklar
mavileşen / manzara
eserken yelken açmadığım / rüzgâr
daha deniz görmemiş / bir çoban çocuğu
gecenin bitmeğe yüz tuttuğu / an

-Sıfat ve zarfların anlamlarını, miktar ve derece bakımından tamamlayan zarfların meydana getirdiği kelime grupları da birer sıfat tamlamasıdır.

en tatlı, çok güzel, pek doğru, daha gösterişli...

-Sıfat tamlamasında sıfatla isim arasına noktalama işareti konmaz. Meselâ, virgül konursa ilk kelime tek başına kalmış olur, dolayısıyla isimleşir.

Genç adama gülümseyerek baktı. (genç: sıfat)
Genç, adama gülümseyerek baktı. (genç: isim, özne)

-Birkaç sıfat, arka arkaya sıralanarak bir ismi niteleyebilir veya belirtebilir:

Karanlık, büyük, korkutucu ve nemli bir evdi.
Yavaş, vakur, tatlı bir kadın sesi

-Aynı şekilde bir sıfat birden fazla isme ait olabilir:

Yüksek dağlar, tepeler, yaylalar, o bölgenin coğrafî yapısını oluşturur.
Pahalı elbiseler, ayakkabılar

-Tamlanan, tamlayan veya her ikisi birden kelime grubu olabilir. Sıfat tamlaması da başka bir sıfat tamlamasında tamlayan ya da tamlanan olabilir:

Seher musikisi › Engin seher musikisi› Bir engin seher musikisi
Şu / gözlüklü adam
Mum rengi / çehreler
Yumuşak ve korkak / adımlar
Bacalara takılan / şu beyaz bulutlar
Ay ışığındaki / büyülü şeffaflık ve nur
Koklamadan attığım / gül demeti

-Cümlede isim, sıfat ve zarf olarak görev yaparlar.

Bu yumuşak ve pembe tenli avı, pençesinde sıkarak yükseldi.
Sabah ezanı okunurken başlayan yağmur, birdenbire sağanak hâlini aldı.

-Sıfat tamlamalarında eğer tamlanan zaten tamlayanın anlamında varsa düşürülür. Bilinir ki o sıfat o isimden başkasına ait değildir. Bu durumda bu sıfatlara adlaşmış sıfatlar denir:

Ağlayan insanlar bir gün güler.                       Ağlayanlar bir gün güler.
Gelen ... giden ... aratır                                  Gelen gideni aratır.
Hasta adamı hastahaneye yetiştiremediler     Hastayı yetiştiremediler.

Üçler basamağı,
1453’ten sonra...
Gençler ağaç dikiyor.
Tembeller başarılı olamaz.


 



Bu başlığı paylaşın
Google! Facebook! MySpace!
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile



Yapılan yorumlar

  • *çok Oku..
  • ck cüzel Oku..
  • doğru söylüyorsunuz. Oku..
  • Tarihe damgasını vurmuş olan bağımsızlığımızın ilk... Oku..

EdebiKalem.com © 2009 - 2012 nedim akay tarafından "okyanusta bir damla"

ilk Sayfa Atatürk Köşesi Yazarlar ve Şairler Eski Türk Edebiyatı Edebi Bilgiler Roman Tahlilleri Türkçe Ders Notları Dergiler Gazeteler e-Kitaplar